
Bugün edebiyat dersinden sonra, işkencemiz olan Kamu Maliyesi Hukuku dersine 4 saat vardı. Her ne kadar sıkıcı maliye dersine girmemek vicdanımı rahatsız yapmasa da, vizeyi düşününce eteklerim tutuşmuyor değil.
Tüm bu sebeplerden sonra derse girmeye karar veren ben, anayasa dersine çok faydalı olacağı umuduyla arkadaşlarla toplanıp Dolmabahçe Sarayı'ndaki Meclis-i Mebusan Sergisi'ne gittim.
Saraya yürüdük zaten, girdik içeri. Anlamsız anlamsız askerlerin yanından bağıran turistleri (içimizden) kınadıktan sonra. 1TL lerimizi ödeyip, yerli öğrenci markalı biletlerimizle ilerledik sarayda.
Camlı Köşk'e doğru ilerlerken, padişahların cariyeleri kovaladığını hayal etmekle beraber o zamanın insanlarının bu yollarda çarıkla yürüdüklerini düşündüm. Ayağıma baktım: converse. Kim bilir kimler geçti bu yoldan dedim kendi kendime. Kim bilir akıllarından neler geçiyordu. Meşrutiyet'ten çok şey umuyorlardı, ancak Rum kızı Despina gibi onlar da ağır yaralı olarak kurtuldular bu Meşrutiyet denemesinden... Her şey bir tarada yıllar önce yaşamış insanlarla empati kurmak, fotoğraflarda gözlerindeki o bilinmezliği görmek pahabiçilemez. 19.yüzyılın yorgunluğundan omuzları çökmüş Abdülhamit'i görmek ise ayrıydı...Hep padişahların keyfi olarak, saltanat içinde, zevk sefa içinde ülkeyi oturdukları yerden yönettiklerini düşünmüştüm ancak bugün anladım ki öyle değil. Onlar da insan kim bilir nelerinden fedakarlık ettiler de ülkeleri için en iyisini yapmaya çalıştılar. Onlar da istememiş midir acaba hiç sıradan bir sivil olmayı. Koskoca imparatorluğun ağırlığı sırtlarında... yüklerini paylaşan kimseler yok. En yüksekte olmanın verdiği haz ile korku içindeler, yüzlerine gülen insanlar arkasından kuyularını kazıyor onların. Kolay mı? Asla. Şimdiye kadar hep ekmek elden su gölden yaşayan lakayık insanlar gibi anlatıldı padişahlar lisede. Tarih hocaları insafa gelin, gelin de görün çökmüş Abdülhamit'in gözlerindeki bakışı da anlayın...
Tam anayasada işlediğimiz konuları kapsadığından faydalı olacağından bir süphem yoktu ancak 5 kız gidince sergiye, bir müddet sonra duvarlardaki yazıları okumaktan sıkılıp meclis mebuslarının tiplerine yorum yapmaya başladık... Ne kadar iyi öğrencileriz düşünün orasını :)
Hukuk öğrencisi için bile hepsi bir günde okunacak yazı olarak çok bir sergi, yani zaten en baştan dikkatli okumaya başladığınızda yarıya geldiğinizde başınız ağrımış oluyor eh haliyle sonrasında da işi makaraya vurduk :)
Dikkatimizi çeken mebus Halil(Menteşe), Bey idi. İki kat gıdısıyla gayet besili ve ciddi tavrını Dolmabahçe Camlı Köşk duvarından sergilemekteydi. İstanbul Hukuk Mektebi mezunu olan Halil Bey, Mebusan Meclis reisliği de yapmış bulunmakta.
Bunun yanında, yine Meclis-i Mebusan reisliği yapmış Ahmed Rıza Bey Efendi(bkz. sol köşe-ama resli resmi bu. Fessiz olanı internette bulamadım), fessiz portesiyle ve renkli olduğunu ve hangi renk olduğunu tahmin edemediğimiz gözleriyle, bütün karizmasıyla bize bakmaktaydı, yine bir sürü ayrı mebusla paylaştığı Camlı Köşk duvarından...
Etkilenmemek elde değildi o bakışlardan ve gözlerden. Resme tekrar tekrar bakmadan edemedik.
Heralde Dorian Gray bile yaşlansa bu kadar karizmatik olamazdı.
Sergi güzeldi, hoştu. Hem Dolmabahçe'yi tekrardan gezmiş oldum hem de kısmen de olsa Anayasa dersine gördüklerimi tekrar ettim, fotoğraflarla pekiştirdim. Ancak tek bir eksik vardı sergide: Osmanlı'da Meşrutiyet'i anlatan tüm yazılar sadece Türkçe idi. Dolmabahçe'ye zaten Türklerden çok yabancılar geliyor. Sergiye de gelmişlerdi haliyle ama anlamadan bakıp bakıp geçtiler. Sadece Fransızca bilenler, yer yer Fransızca yazılmış metinleri okudular...
Üzüldüm o insanlar adına. Büyük bir birikimden yoksun kaldılar... Sergiyi hazırlayanlardan bu özeni göstermelerini beklerdim. En azından eğer sadece Türkçe metin olacaksa sergide fazla turistin uğramadığı bir galeri daha çok işlerini görür. Ülkelerine giden insanlar negatif bir düşünceyi beraberinde götürecekler ve, söylememe gerek yok heralde ama olumsuz eleştiri her zaman olumluya nazaran daha çok ve hızlı yayılır.
Sergiyi hazırlayanların bunu tahmin edebilecek kültür birikiminde olduklarının kanısındayım... Bunun da göz önüne alınarak hazırlanmış olmasını dilerdim.

0 Yorum:
Yorum Gönder