Pages

28 Ağustos 2010 Cumartesi

hayır

Bu aralar aldığım hukuk eğitimini günümüz siyasal yaşamıyla birleştirme dönemindeyim. Anlayacağınız bilimum ciddi şeye kafa yoruyorum. Aldığım en muhteşem derslerden ikisi olan General Principles of Constitutional Law ve Turkish Constitutional Law derslerinden edindiğim bilgilerle, hukukun yerlerde süründüğü bir dönemde hukuk okumanın bir şans olduğunu düşündüm nedense. Bir çok Avrupalı heralde bizim bugün konuştuğumuz şeyleri dedelerinden ya da tarih kitaplarından duyuyorlar. Aslında tam şans değil yani, bir nevi insanı bunalıma kadar götürebilecek bir şey...Olmayan bir şeyi okuyoruz. Somut olarak olmayan şey batı medeniyetlerinde altından bile kıymetliyken, bizde kaldırıp çöpe atma üzerindeler bu nedenle aslında, "ulan hukuk okunur mu ya, bak şu memleketin haline" de denebilir yani. Umarım çöpe atılmaktan kurtaracağız. Bundan emin değilim, ancak emin olduğum tek şey, bu olaylar hukuku şuan bahane ederek, demokrasiyi basamak olarak kullanarak, demokrasi adı altında, hatta referandum adı altında alfabetik sırada daha referandumun "r" sine erişemeden plebisitin "p"sinde takılmış kalmış. Acı olan da şu millet uyuyor. Aynı bilgisayar gibi sleep modunda kalmış, birinin "On" düğmesine basması gerekmez mi sizce de?
Darbe Anayasasıymış. O anayasa kaç kez değişti? Haberin var mı? İlk(!) değişiklikmiş. Eh tamam muhteşem bir Anayasa değil ama, aslında anayasa bile denmemeli, AKPyasa'dan daha iyi olduğu su götürmez bir gerçek.
Neyse artık sonumuz "hayır"lı olsun, hayırlısı neyse o olsun. Size hayırlı günler dilerim. Benden şimdilik bu kadar, bir şarkıyla programımızı sonlandırıyoruz efendim...


"Hani benim Recebim Recebim sana hayır diyeceğim..."

2 Yorum:

Yanni dedi ki...

Kala einai Lidia mou! Her zamanki gibi muhteşem yazmışsın. Hepimize hayırlı akşamlar...

Natali Kahveciyan dedi ki...

Tek kelimeyle süpersin sen. Yazar ol yazar...Benden sana tavsiye.

Yorum Gönder