Ben yokken neler oldu neler, tanoglar, latin dansları mı dersiniz...Anayasa hukukunda birinci olmalar mı dersiniz, anayasa yazmalar mı dersiniz...Siz seçin bir tane işte.
Anayasa yazma demişken, bizim fakültede anayasa yazma yarışmaları oluyor biz de birinci sınıf olarak katılma gafletinde bulunduk. Aman Tanrım! Nedir bu şeklinde kaldım resmen. Yazmak için belli bir madde ve bir gün veriyorlar. Biz de gayet rahat bir şekilde "Ohooo koca bir gün var işte on kere yazarız biz bu maddeyi en başından" diyorduk ki, çalışmaya başladığımız anda ben kendi adıma konuşuyorum bu fikri attım hemen kafamdan. 5 kişiyiz, her kişi farklı bir öneri sunuyor yazma için, ortak bir görüşe varmak bir hayli zaman alıyor zaten. Sadece bunun yanında kalmayıp, madde yazım aşamasına geçince Türkçe'mizin ne kadar zayıf olduğunun farkına varıyoruz. Yani öyle bir yazmışız ki bin bir türlü anlam isteyen çıkartır, eh haliyle bir de yasa yazıyorsun hem de bu yasa anayasa yani her ihtimali düşünüp ona göre herhangi bir boşluk, açık bırakmadan yazmak lazım bu anayasa maddesini. En çok da zaman alan bu çelişkileri ve boşlukları tespit etmek oluyor zaten. Yazma aşamasında ayrı olarak noktalama işaretleri vs gibi dil kurallarının hatasız olması gerektiğinden bahsetmiyorum bile bu noktada.
Hadi biz güç bela yazdık bu maddeyi, yeter mi? Yetmez. Gerekçesi de lazım. Eski maddenin nesini ne yönde değiştirdin, neden değiştirdin. Eski maddedeki boşluğu kapatmak için mi değiştirdin, yoksa anayasanın diğer maddeleriyle de mi çelişiyor, o nedenle mi değiştirdin? Hepsine cevaben yazılması gerek bu gerekçenin, yine dil kuralları vs hususlarından bahsetmeden geçiyorum.
Maddeyi yeniden yazarken ve gerekçeyi yazarken, tüm anayasayı bilmek gerek ki, diğer maddelerle çelişmesin. Biz çalışmanın sonunda resmen fiil ehliyeti konusuna aykırı davrandığımızı fark ettik ve hemen değiştirdik, düşünün daha birinci sınıflar olarak bu işe giriştik ve altından kalktık ama çok zor olduğunu itiraf etmem gerek.
Burdan ne dersi çıkarmamız gerek, ya da "Bunu niye yazdın be, hava mı atıyon hukukçuyum" diyenler olabilir. Burdan çıkarılacak çok önemli bir ders var meslektaşlarım. Bu nacizane mesaj, yasa hazılayanlara düşünmeden küfür etmemek, en azından etmeden önce bir kaç dakika enine boyuna düşünmek.
Gerçekten de fark ettim, "Bi yasayı yüz senede hazırlayamadılar ulan" demeyeceğim. Ki bu yasaları hazırlayanlar profesyonel hukukçular, biz daha kıçı kırık birinci sınıflar en sonunda fark ettik fiil ehliyeti hususunu atladığımızı, bu hukukçu adamların adı soyadı anayasa olmuş artık, onlar bile zorlanıyorlar.
Gecenin bir yarısında tango dersinden dönmüş, bacakları pelt olmuş bir insan olarak canınızı sıkmaya, kafanızı anayasa hukukunun derinliğiyle yormayı bırakmadan önce anayasa yazma evresindeyken biz konuşulan bir lafı aktaracağım.
x: Ulan artık yasa yazanlara küfür etmeyeceğim ya, amma zormuş be. Anca bitti bir günde, ve biz sadece bir madde yazdık.
y: Oğlum onu geç de o insanlar bizim yazdığımızı görseler bize ederlerdi küfür.
x: Yapma lan, o kadar da kötü yazmadık he bence. Birinci sınıf olarak iyiydik.
x: ......................
Bu arada tüm Hristiyan aleminin, Rum Ortodoks cemaatimizin noelini(geç de olsa) kutluyorum. Շնորհաւոր Նոր Տարի եւ Սուրբ Ծնունդ:Շնորհավոր Ամանոր և Սուրբ Ծնունդ. Ց'տեսություն....
y: Oğlum onu geç de o insanlar bizim yazdığımızı görseler bize ederlerdi küfür.
x: Yapma lan, o kadar da kötü yazmadık he bence. Birinci sınıf olarak iyiydik.
x: ......................

0 Yorum:
Yorum Gönder